Bilgi Zamanı

Şişmanlık Kompleksi ve Öneriler

Şişmanlık Kompleksi ve Öneriler
06 Mayıs 2013 - 18:51 'de eklendi ve 1065 kez görüntülendi.

Şişmanlık Kompleksi Hakkında Bilgi ve Çözüm Önerileri

ŞİŞMANLARDAKİ KOMPLEKS

İnsanın kendisini diğer insanlar­dan daha aşağı ya da daha değersiz his­setmesi veya daha az beğenildiğini san­ması bazı insanlarda özellikle kadın­larda bir aşağılık kompleksi yaratmak­tadır. Bu aşağılık duygusu kişiyi ha­yata küskün “Gayri memnun” yapar, kendi eksikliğini kapamak veya iç dün­yasındaki bu aşağılık duygusunu gi­dermek için daima beğenilen ve hayat­ta başarı kazanmış olanların aleyhin­de konuşmaya bu konuda tartışma aç­maya başlar. Böyleieriniıı, kısa za­manda geçimsizlikleri herkes tarafın­dan anlaşılır. Yatanları yavaş yavaş ondan uzaklaşmaya onunla hiç bir ko­nuyu ciddi bir biçimde konuşmama­ya başlarlar. Bu tip insanlar da daha az beğenilmenin yanına bir de insan­ların kendisinden kaçması eklenince büsbütün hırçınlaşır. O güne dek sa­dece hırçın olmakla yetinirken bu de­fa başkalarına iftira etmeye başlarlar. Cemiyet kuralları neyi hoş görmüyor­sa o damgayı önüne gelene vurmaktan gizli bir zevk alırlar. Onlar için herkes namussuz ve ahlâksızdır. Ukalâdır, yalancıdır.

Bazen aşağılık duygusu kendini başkasına saldıracak biçimde geliş­mez, içine kapanık herkesden kaçan bir tutum şeklinde gelişir. Bu tip insan­lar eğer mevki ve sosyal durumları da imkânlı değilse herkesten ayrı bir ha­yat sürmeye başlarlar. Yalnızlıktan hoşlandıklarını, tabiatı sevdiklerini, sessizliğin en çok hoşlandıkları şey ol­duğu iddiasına kendilerini ve çevrele­rini inandırmaya çalışırlar. Bütün bun­larda amaç kendini kaçırmaktadır. Başkalarının göz söz ve bakışlarından kendini korumaya çalışmaktır.

Her iki şekilde de bu insan toplum­la ilişkilerini, düzenini yitirmiştir, da ha az aktif tir, çünkü hayat ve toplum onun için bir zevk olmaktan çıkmış­tır. Karı-koca arasında büyük huzur­suzluklar, çalışma yerinde geçimsizlik­ler pek çok defa kaynağını bu aşağı­lık duygusundan alır. Bu hatalı duy­guların kişileri bazan tarafsız olmak­tan da alakoyduğu görülmüştür.

Çirkinlik, fakirlik, başarısızlık gibi şişmanlık ta pek çok insanda bunun­la uğraşıp düzeltecek yerde başkalarını suçlama ve kötüleme onla fenalık yapma eğilimi yaratmaktadır.

Eski hekimlerden biri “Beliniz ne kadar ince ise o kadar sağlıklı ye mut­lu olursunuz” demişti.

KİŞİNİN ÖZEL DURUMU

Tıbbın bütün çaba ve çalışmaları bazı olayların nedenlerini hâlâ çözmüş değildir. Bu bakımdan zayıflama ka­rarını veren herkes kendi bünyesini iyi­ce bilmek zorundadır. Örneğin; genel olarak kahve idrar söktürücü bir özel­liğe sahiptir. Halbuki deneyler göster­miştir ki, bazı insanlar bol kahve iç­tiklerinin ertesi günü kilo aldıklarını fark ederler. Araştırmalar bazı insan­larda kahvenin (cafein) vücutta su tut­tuğunu idrarı azaltıp, bazan günde 1 kiloya varan bir artış gösterdiğini or­taya çıkarmıştır. Bu kişilerde kahve­nin vücutta tuz ve su tutan hormon sal­gınını artırdığı sanılmaktadır.

Hemen hemen hiç bir kalorisi ol­mayan kahveyi, uykusunu kaçırma­yanların bol bol içmeleri adet haline gelmiştir, kalori yönünden kahve kısıtlamamaktadır. Fakat bol kahve içen herkes bol kahve içtikleri günlerde id­rarlarının artacak yerde azalıp günlük kilo artışına sebep olup olmadığına dikkat etmeli ve kahve miktarını ona göre ayarlamalıdır. Aynı şey çay, al­kol ve tuz için de söylenebilir. Bazı in­sanlar iki kadeh içki içince ertesi gün 1 kiloya varan bir fazlalık göstermek­tedirler. Küçük bir idrar söktürücü ilaç alınca bunların hemen normalleştik­leri görülmüştür.

Su için de durum aynıdır. Pek çok insan var ki, “Su içsem şişmanlıyo­rum” demekte ısrar ederler. Tabii su kalorisi olmayan bir içkidir ve vücut için fevkalade gereklidir. Normal bün­yelerde su kısıtlamasına asla gerek ol­madığı gibi kalp hastalarına, tansiyon hastalarına bile rahatlıkla su içirilir. Suyun vücutta birikmesi için ancak tu­zun da beraber olması ve ayrıca vücu­dun su ve tuz dengesine tesir edecek bir düzensizliğin mevcut olması gerekir. Bu hususun karara bağlanması için mutlaka bir hekime başvurmak gere­kir. Hakikaten vücudun su tutma gü­cü artmışsa, bunun sebebi aranıp bu­lunmadan gelişigüzel su, tuz kısıntıla­rına giderek idrar söktürücü ilaçları al­mak fevkalade hatalıdır.

Ani olarak su ve tuz kaybeden vü­cudun elektrolit dediğimiz tuzlarını kaybederek ileri derecede halsizliğe ve zararlı yan tesirlere yol açtığı görül­müştür. Eğer belirli bir kiloda güreşe­ceği önceden biliniyorsa bilimsel ola­rak yemeğini tanzim etmek ve gereken kiloyu sağlamak en doğru yoldur.

Şişmanlık Kompleksi Hakkında Yorumlarınızı ve Sorularınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER