Bilgi Zamanı

Kısasa kısas nedir (İslamda Kısas)

Kısasa kısas nedir (İslamda Kısas)
02 Nisan 2013 - 8:28 'de eklendi ve 1896 kez görüntülendi.

Kısasa kısas ne demek, İslamda kısasa kısas nedir

Kısas, Latince lex talionis, başkasına yö­nelik zarar ve haksızlığın suçluya da aynen çektirilmesini öngören ilke. İlk kez Babil hukukunda ortaya konan kısas, birçok ilk­çağ toplumunda “göze göz, dişe diş” biçimin­de sözcüğün tam anlamıyla uygulanmıştır.

Eskiden Filistin’de yaralama, sakatlama ve hırsızlık kişisel suçlar olarak kabul edilirdi. Bu durumlarda suçluyu cezalandırmak dev­letin görev alanına girmez ve sorun taraflar arasında çözülürdü. Aynı uygulama Eski Roma’da da geçerliydi. Kısasa kısas zarara ya da haksızlığa uğrayan tarafın başvurabileceği en üst yaptırımdı; ama bu yola gitmeyerek tazminat ya da bedel olarak para verilmesi­ni de isteyebilirdi. İki farklı kişiye ait organların her zaman birbirine denk olmayacağı ilkesinden hare­ket eden Filistinli din adamları, misilleme yöntemiyle cezalandırmaya son veren bir yasa koydular. Yaralanmış kişinin, gözünü yitirmesine neden olan kişiden gözünü de­ğil, gözün bedelini isteyebileceğini öngören bu yasa, Filistin’de kısasın kalkmasını sağla­dı. Roma’da da İÖ 5. yüzyıla doğru birçok durumda kısasın yerini para cezası aldı.

18. yüzyılın sonuna değin kamçılama, dağ­lama, sakat bırakma, boyunduruğa vurma ve direğe bağlayarak teşhir etme gibi beden­sel cezalar kısas gerekçesine dayandırıldı. Günümüzde hafif hapis cezalanna karşılık olarak para cezalarının verilmesinin de bir ölçüde kısas anlayışından kaynaklandığı söylenebilir.

İslamda kısasa kısas

İslam hukukunda da yer alan kısas daha çok adam öldürme ve yaralama suçları için öngörülmüş ve çok sıkı koşullara bağlan­mıştır. Adam öîdürme eyleminde kısasın uygulanabilmesi için suçlunun cezai ehliyete sahip olması, öldürülen kişinin dokunulmaz (masumü’d-dem) olması, öldürme eylemi­nin bir silahla ya da silah yerine kullanılabi­len bir araçla, doğrudan ve kasıtlı biçimde gerçekleştirilmiş olması gerekir. Bunun dı­şında öldürülen kişinin öldürenin çocuğu ya da torunu olması, öldürülenin velisinin bilinmemesi ve suçun İslam yasalarıyla yönetilmeyen bir ülkede (darü’İ-harb) iş­lenmesi gibi durumlarda da kısasa kısas uygu­lanmaz.

Organ kesme ve yaralamalarda kısasa başvurulması için, silah kullanma dışında, adam öldürme için öngörülen bütün koşulların var olması gerekir. Ayrıca iki organ arasında yarar, eylem ve diyet değeri bakı­mından tam bir denklik koşulu aranır.

Kuran öldürme ve yaralamalarda kısası öngörmekle birlikte bağışlamanın adaletten daha üstün bir ilke olduğunu belirtir. Öldürülenin velisi ya da velilerinden biri katili bağışlarsa kısas düşer. Kısası isteme hakkı­na sahip olanlar birden çoksa, yalnız biri­nin bağışlaması da kısası düşürür. Böyle bir durumda öbür hak sahiplerinin hakkı diyete dönüşür. Öldürülenin vârislerinden biri­nin hazır bulunmaması durumunda da onun katili bağışlayabileceği göz önünde bulun­durularak kısas uygulanmaz. Öldürülen ki­şinin vârisleri katili bağışlayabilecekleri gibi bir karşılık alarak banş da yapabilirler. Banş için ödenecek karşılık taraflarca belir­lenir. Vârislerden yalnız birinin barış yap­ması durumunda öbürleri ya barışa katılır ya da diyet alırlar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER