Bilgi Zamanı

Kanunname Ne Demek

Kanunname Ne Demek
24 Temmuz 2013 - 0:15 'de eklendi ve 1719 kez görüntülendi.

Kanunname nedir, kanunname ne demek

Kanunname, kanunname-i osmani ya da kanun-i kadim olarak da bilinir, Osmanlı Devleti’nde, cezalandırma, yönetim ve ma­liye alanlarında şer’i hukuka uygun olmak koşuluyla padişahın koyduğu yasadır. İslam tarihinde kanunname sayılabilecek ilk örnekler Büyük Selçuklular döneminde (1038-1194) düzenlendi. Anadolu Selçuklu­larında askeri bir kanunname olan Kanun-ı Yayak, İlhanlılarda resmî yazışma kuralla­rını düzenleyen Kanunü’l-Umur ile taşra yönetimini düzenleyen Kanun-ı Vilayet, Akkoyunlularda ülke yönetimi ve maliyeyle ilgili genel yasaları içeren Hasan Padişah Kanunu önemli kanunname örnekleriydi. Kanun kavramını en geniş anlamıyla yo­rumlayan Osmanlı hukukçuları, kavanin-i şeriyeyle (dinsel yasalar) kavanin-i örfiyeyi (töresel yasalar) birbirinden ayırdılar.

Ka­mu ve özel hukuku ilgilendiren töresel kaynaklı mecellelerin en önemli örnekleri Fatih Kanunnamesi’yle Sultan Süleyman Kanunnamesi’ydi. Bu düzenlemeler hü­kümdarın mutlak töresel yetkilerinden kay­naklanan hükümleri içerdikleri için, yasayı çıkaran padişahın adıyla anılmışlardır. Her kanunname, biçimsel olarak bir fer­man niteliğindeydi. Bir kanunnamenin oluşturulmasında temel öğe öteden beri uygulanagelen, İslam ilkeleriyle çelişmeyen kurallardı. Fatih Kanunnamesi’nden sonra II. Bayezid döneminde (1481-1512) Kanun- name-i Sultanî Ber Muceb-i Örf-i Osmanî adıyla yeni ve kapsamlı bir yasa derlemesi daha yapıldı. Bununla, şer’i vergilendirme dışındaki vergilendirme ilkeleri ile tımar işlemleri yasalaştırıldı. I. Süleyman (Kanu­nî) döneminde (1520-66) kanunname çalış­maları daha da kapsamlı ve sistemli hale getirildi. Divan-ı Hümayun’un ve eyaletle­rin yürürlükteki sistemlerine ayrıntılı düzen­lemeler getirildi. Bunlar, tımarlı sipahilerin hak ve sorumluluklarından pazar düzenine, kılık-kıyafet zorunluluklarına kadar çok değişik alanlarla ilgiliydi. Yeni fethedilen bölgeler ve ülkeler için de özel kanunna­meler hazırlandı (örn. Budin Kanunname­si). Bölge kanunnameleri birçok yönden birbirinden farklıydı. Bu nedenle, ülke içinde yer değiştiren bir yükümlü, Divan-ı Hümayun’a başvurarak yerleştiği yeni yerin kanunnamesinin yükümlülüğü altına girer, eski yükümlülüğünden kurtulurdu. Kanun­namelerde Müslüman ve gayri müslim uy­ruklar için de farklı düzenlemeler yer alırdı.

17. yüzyılda Osmanlı kanunnameleriyle ilgili ilk önemli çalışmayı yapan Hezarfen Hüseyin Efendi Telhisü’l-Beyanfi Kavanin-i Al-i Osman’da bütün Osmanlı kanunna­melerinin özet ve yorumlarını vermiştir. Tanzimat Döneminde Meclis-i Vâlâyı Ahkâm-ı Adliye, Şûra-yı Devlet vb kurullarca hazırlanarak padişah iradesiyle yürürlüğe konan yasal düzenlemeler de kanunname adıyla anılmıştır (örn. 1840 Ceza Kanunname-i Hümayunu, 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret, 1858 Arazi Kanunnamesi, 1869 Tâbiyet-i Osmaniye Kanunnamesi).

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER