Bilgi Zamanı

Balyan Ne Demek

Balyan Ne Demek
29 Haziran 2013 - 11:15 'de eklendi ve 1198 kez görüntülendi.

Balyan Ne Demek, Balyan Nedir

Balyan ailesi, beş kuşak boyunca Osmanlı Devleti’nde mimarlık yapmış, Ermeni kö­kenli aile. Geleneksel Osmanlı mimarlığının Batı seçmeciliği doğrultusunda değişimini hızlandırmışlardır. Meremmetçi Bali Kalfa’nın oğlu olan Kri­kor Balyan (d. 1764 – ö. 15 Kasım 1831, İstanbul), III. Selim döneminde hassa mi­marlığı yaptı. Sonraları II. Mahmud’un da güvenini kazanarak önemli yapılar gerçek­leştirdi. Bunlar arasında 1807’de yanan Selimiye Kışlası (1800), Nusretiye Camisi (1823-26) ve Davutpaşa Kışlası (1826- 27) sayılabilir. Krikor Balyan, Gregoryen ve Katolik Ermeniler arasındaki çatışmalara karışınca 1820’de Kayseri’ye sürüldü, ama daha sonra bağışlanarak İstanbul’a döndü. Onunla birlikte çalışan kardeşi Senekerim Balyan (ö. 2 Eylül 1833, Kudüs) daha geri planda kaldı. 1826’da Krikor Balyan’ın ahşap olarak yaptığı ve bir yangında tahrip olan Beyazıt Kulesi’ni Senekerim bugün­kü biçimiyle yeniden yaptı. Senekerim’in bilinen başka yapıtı yoktur. Krikor Balyan’ın ölümünden sonra yerini alan oğlu Garabet Amira Balyan (d. 1800, İstanbul – ö. 15 Kasım 1866, İstanbul), İstanbul’un birçok önemli yapısının mimarı­dır. Ermeni Hastanesi Pavyonlan (1832-34), Surp Yerrortutyun (Üç Horan) Kilisesi (1838), Surp Asdvazazin (Meryem Ana) Kilisesi (1838), sebili ve haziresiyle birlikte ampir üslubundaki II. Mahmud Türbesi (1840), Beykoz Deri ve Kösele Fabrikası (1842), Hereke Fabrikası (1843), Ortaköy Camisi (Nigoğos Balyan ile birlikte, 1854), Dolmabahçe Sarayı (Nigoğos Bal­yan ile birlikte, 1848-56), bugün Mimar Sinan Üniversitesi olan Cemile ve Münire Sultan Saraylan (1856-59) başlıca yapıt- lan arasında yer alır. Garabet, Ermeni cemaatinin eğitim ve yönetim işlerinde de etkin oldu ve Ermeni mimarlığı üzerinde çeşitli araştırmalar yaptı. Garabet Balyan’ın oğullan Nigoğos (d. 19 Kasım 1826, İstanbul – ö. 27 Şubat 1858, İstanbul), Sarkis (d. 17 Şubat 1831, İstanbul – ö. 7 Kasım 1899, İstanbul) ve Agop Balyan da (d. 1838, istanbul – ö. 12 Kasım 1875, Paris) mimardı. Nigoğos ve Sarkis 1843’te babalan tarafından Paris’e, Sainte- Barbe Okulu Mimarlık Bölümü’nde oku­maya gönderildiler, ama Nigoğos’un hasta­lığı nedeniyle 1845’te İstanbul’a döndüler. Babasının çalışmalarına katılarak deneyimi­ni artıran Nigoğos, Abdülmecid’in sanat danışmanı oldu ve yerli mimarlara Avrupa mimarlığını tanıtmak amacıyla bir okul kurdu. Nigoğos’un önemli yapılan arasında Dolmabahçe Camisi olarak bilinen Bezmiâlem Valide Sultan Camisi (1852-54), Ihlamur Kasrı ve Küçüksu Kasn yer alır. Nigoğos, “Nizamname-i Millet-i Erme- niyan”ın hazırlık çalışmalarına da katıldı. Sarkis 1847’de yeniden Paris’e gitti ve Sainte-Barbe Okulu’na girdi. Daha sonra Güzel Sanatlar Yüksekokulu’na devam etti; 1855’te buradan mezun oldu ve İstanbul’a dönerek babası ve ağabeyi ile birlikte çalışmaya başladı. Onların ölümünden son­ra çalışmalannı kardeşi Agop’la sürdürdü. Çoğunlukla Agop’un tasarladığı binaların uygulamasını üstlendiğinden, kardeşinden daha fazla tanındı, hatta birçok yapının tasarımcısı olarak bilindi. Önemli yapıları arasında Beylerbeyi Sarayı (1865), Mak- ruhyan Okulu (1866), Çırağan Sarayı(*) (1863-71), Zeytinburnu Barut Fabrikası (1874), sıra evler biçiminde 138 konuttan balyemez 240 oluşan ve Türkiye’deki ilk toplu konut uygulaması sayılabilecek olan Akaretler (yapımına 1874’te başlandı), Harbiye Neza­reti (bugün İstanbul Üniversitesi Merkez Binası), Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane (bugün Galatasaray Lisesi), Maçka Silahhanesi (bugün İTÜ Maden Fakültesi) sayılabilir. Hızlı çalışmasıyla ün yapan Sarkis’in meslek yaşamı, 1875’te kardeşinin ölümü ve II. Abdülhamid’in tahta çıkmasıyla aksadı. Siyasal suçlamalar sonucu Avrupa’ya git­mek zorunda kaldı ve ancak 15 yıl sonra geri dönebildi.

1855’te Sainte-Barbe’a giren Agop, üç yıl sonra eğitimini tamamlayarak Venedik’e gitti. Orada çeşitli araştırmalar yaptıktan sonra Nigoğos’un ölümü üzerine istanbul’a döndü ve Sarkis’le birlikte çalışmaya başla­dı. En önemli yapısı Valide Sultan Köşkü’ dür. Güzel sanatların öteki dallarıyla da ilgilenen Agop, Ermeni yazarları, müzikçi- leri ve özellikle de tiyatrocuları destekledi. Ayrıca, Patrikhane Genel Meclisi üyeliği yaptı.

Balyanlar son dönem Osmanlı mimarlığı­nın önde gelen ustalarıdır. Osmanlı mimar­lığının gelenekten uzaklaşarak Batı’ya açıl­dığı 19. yüzyılda, özellikle İstanbul’un görü­nümünü değiştiren birçok büyük yapıya imzalarını atmışlardır. Avrupa mimarlığın­da o dönemde geçerli olan seçmeci tutumu benimseyen Balyanlar’ın gerçekleştirdiği en önemli ve büyük yapılardan biri Dolmabah- çe Sarayı’dır. Saray, Avrupa mimarlığının belirgin etkilerini taşımakla birlikte, özellik­le plan çözümündeki Osmanlı-Türk öğeler nedeniyle herhangi bir Batı üslubuna da tam anlamıyla uymaz. Balyanlar yapılarında Ba­tı mimarlığının özelliklerini kullanmış, ama geleneksel Osmanlı Türk öğelerini de gözardı etmemişlerdir.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER